Siyaset ve meclis
Türkiye’nin Seçim Barajı, D’Hondt Yöntemi ve İttifak Sandalyeleri
Türkiye’nin seçim sistemi; parlamentoda temsil için gereken ülke barajını %10’dan %7’ye indiren ve seçim ittifaklarına yönelik iki aşamalı D’Hondt dağıtımını tek aşamalı bir sistemle değiştiren 7393 sayılı Kanun’un kabul edilmesiyle önemli bir değişikliğe uğradı. 31 Mart 2022’de yürürlüğe giren bu değişiklik, milletvekili sandalyelerinin münferit partilere ve bağımsız adaylara nasıl dağıtıldığını değiştirerek küçük partiler ve dağınık seçmen coğrafyası açısından olası sonuçlar doğurmaktadır.

Oyunun Kuralları – Baraj, Seçim Çevreleri ve Listeler
Türkiye’de milletvekili sandalyeleri, kapalı liste nispi temsil sistemi kullanılarak dağıtılır. Ülkedeki 87 seçim çevresi 600 milletvekili seçer. Ancak temsil hakkı kazanabilmek için bir partinin veya ittifakın ülke çapındaki toplam geçerli oyların %7’lik barajını aşması gerekir. Bir parti bu barajı tek başına veya ülke çapındaki toplam oyu %7’yi aşan bir ittifakın parçası olarak geçebilir. Baraj aşıldıktan sonra sandalyeler, ülke genelindeki oy oranlarına göre otomatik olarak dağıtılmaz.
Bunun yerine sandalyeler, seçim çevresinde daha yüksek oy toplamına sahip partilere avantaj sağlayan D’Hondt yöntemi kullanılarak her bir çevrede tek tek dağıtılır. Bu durum, bir parti ülke genelinde %7 barajını aşsa bile, nihai sandalye sayısının 87 yerel, çok üyeli seçim çevresindeki performansına bağlı olduğu anlamına gelir.
Seçim çevrelerinin büyüklükleri büyük ölçüde değişir, illere göre geniş farklılıklar gösterir. Bir parti ülke genelinde düşük oy alsa bile, oylarının yoğunlaştığı bir seçim çevresinde yine de sandalye kazanabilir.
Bağımsız adaylar da yarışabilir ve seçilebilir; ancak bunun için bir seçim çevresindeki oy toplamlarının yerel dağılımda en az bir D’Hondt payı elde etmesi gerekir. Bağımsızlar %7’lik ülke barajına tabi değildir. Bu da sırf bir partinin ulusal yüzdesiyle ölçülmeyen ek bir temsil yolu yaratır.
D’Hondt Yöntemi Oyları Sandalyeye Nasıl Dönüştürür
D’Hondt yöntemi, büyük partileri kayırarak artan bir bölen kullanan ve sandalyeleri buna göre dağıtan bir en büyük ortalamalar sistemidir. İşte nasıl çalıştığı:
- Her seçim çevresinde, kullanılan toplam geçerli oylar, partiler (ve bağımsızlar) arasında 1’er artan bir dizi “bölene” (1, 2, 3 vb.) bölünür.
- Her parti için “bölümler” (veya ortalama oylar), partinin o seçim çevresindeki toplam oyunun bu bölenlerin her birine (1, 2, 3, …) bölünmesiyle hesaplanır.
- Sandalyeler daha sonra en yüksek bölüme sahip partiye birer birer tahsis edilir. Örneğin, 5 sandalyeli bir seçim çevresinde, en yüksek bölüme sahip parti 1 sandalye alır, en yüksek ikinci bölüme sahip parti 1 sandalye alır ve bu şekilde devam eder.
- Tüm sandalyeler dolana kadar sonraki bölüm grupları için bölenler kullanılmaya devam eder.
[KISALTILMIŞ ÖRNEK: 10 sandalyeli varsayımsal bir seçim çevresinde A Partisi 5.000 oy, B Partisi 8.200 oy ve C Partisi 6.800 oy aldı. D’Hondt formülü uygulandıktan sonra B Partisi 5 sandalye, C Partisi 4 sandalye ve A Partisi 1 sandalye aldı. C Partisi bazı bölümlerde onları geride bıraksa bile, B Partisi’nin daha yüksek bölenleri daha az artık bırakarak onları daha fazla sandalyeye taşıdı.]
Sandalye sayılarını oy oranlarıyla eşleştirmek için şunlar gerekir:
- Seçim çevresi başına kullanılan toplam geçerli oylar.
- Seçim çevresi başına partilerin (ve bağımsızların) oy sayıları.
- O seçim çevresindeki fiili sandalye sayısı.
2022 Öncesinde İttifaklar – İki Aşamalı Aritmetik
7393 sayılı Kanun’dan önce tüm ittifaklar, sandalye dağıtımı amacıyla tek bir bütün gibi değerlendiriliyordu. Bu iki aşamalı sistem, önce sandalyeleri %10 barajını geçen ittifaklara ve partilere dağıtıyordu. İkinci adımda ise bir ittifaka tahsis edilen sandalyeler, her partinin ittifak içindeki oy payına göre D’Hondt kullanılarak üye partiler arasında dağıtılıyordu.
Bu iki aşamalı dağıtım sistemi, ittifak içindeki küçük partilerin daha güçlü ortaklarının birleşik oy toplamlarından faydalanarak yerelde ivme kazanmasını sağladı ve küçük ittifak üyelerinin büyük partinin kalelerinde sandalye kazanmasına imkân tanıdı.
7393 Sayılı Kanun – Tek Aşamalı Dağıtım ve Daha Düşük Baraj
Seçim yasalarının 2022’de revize edilmesiyle genel seçim süreci önemli değişikliklere uğradı.
7393 sayılı Kanun, barajda %10’dan %7’ye 3 yüzdelik puanlık bir indirim getirdi. Sonuç olarak, ittifak kuran partilerin barajı aşması daha kolay hale geldi.
Ayrıca kanun, seçim ittifakları için dağıtım sürecini kökten değiştirdi. 7393 sayılı Kanun’dan önce ittifaklar, dağıtım sürecinde tek bir yapı olarak değerlendiriliyordu. Yapılan değişiklik, iki aşamalı sistemin yerine, ittifak üyeliğine bakılmaksızın tüm partiler ve bağımsız adaylar arasında sandalyelerin tek bir D’Hondt dağıtımıyla paylaştırıldığı tek aşamalı bir dağıtım getirdi. Bu değişiklik, bir ittifakın parçası olsalar dahi, artık her bir uygun partinin seçim çevresindeki kendi oy toplamının sandalye tahsisi için kullanıldığı anlamına gelir.
Venedik Komisyonu’na göre 7393 sayılı Kanun, her seçim çevresinde D’Hondt hesaplamaları yapılırken barajı geçen her partinin doğrudan kendi oylarıyla temsil edilmesini sağlayacak şekilde sistemi gerçekten de değiştirdi.
Bu değişiklik, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yeni dağıtım kurallarını benimsemesiyle 2023 genel seçimlerinde yürürlüğe girdi.
İttifaklar Artık Ne İşe Yarıyor – Baraj Sigortası ve Sandalye Dönüşümü
İttifak kurmanın, özellikle küçük partiler açısından ardındaki temel gerekçelerden biri daha önce oyları havuzda toplamak ve böylece iki aşamalı dağıtım sistemi aracılığıyla %10 barajını aşabilmekti. 2022’den sonra da ittifaklar partilerin ülke barajını aşmasına yardımcı olmaya devam ederek küçük partilerin temsil kazanmasını kolaylaştırmaktadır. Ancak baraj geçildikten sonra, sandalyelerin yerel seçim çevrelerindeki her partinin oy toplamına göre dağıtıldığı sandalye tahsis aşamasında, ittifak içindeki her parti bağımsız bir yapı olarak muamele görür.
2022 sonrası sistem, ittifakları esasen bir baraj sigortasına dönüştürmekte ancak eskisi gibi garantili bir sandalye çarpanı olmaktan çıkarmaktadır. İttifaklar, belirli bir oy oranından tek başlarına alabileceklerinden daha fazla sandalye çıkarmaya devam edebilir; fakat sandalyeye dönüşüm daha az otomatik ve yerel oy yoğunlaşmalarına daha bağımlı olacaktır.
Revize edilen sistem, %7 seviyesinde bile olsa barajı küçük partiler için önemli bir engel olarak tutmaya devam etmektedir. Barajı aşmak eskisinden daha kolay olsa da, D’Hondt’un seçim çevresindeki daha büyük oy paylarına avantaj sağladığı çevre düzeyinde sandalye dağıtımı yapıldığından, desteği dağınık olan partiler yapısal bir dezavantaj altında kalmayı sürdürmektedir.
Sistem, parlamentoda daha fazla sayıda küçük partinin serpiştirilmesine yol açabilir; ancak baraj ve seçim çevresine özgü hesaplama kriterleri varlığını koruduğu sürece temsilde adalet yine de sınırlı kalabilir.
Bir Seçmen Sonuçları Nasıl Okuyabilir
Bir seçim uzmanı için sonuçlar tek bir hakikat kaynağından çözümlenir: seçim çevresi bazındaki resmi oy sayıları ve sandalye tahsisleri. Ancak bilgili bir seçmen, bazı temel adımlarla başlarsa bu aritmetiği takip edebilir:
- Uygun tüm partiler ve bağımsızlar (ülke genelinde %7’nin üzerinde olanlar veya ittifaklar aracılığıyla dahil edilenler) için seçim çevresi düzeyindeki oy toplamlarını edinin.
- Seçim çevresindeki her parti/bağımsız aday için D’Hondt bölümlerini hesaplayın (oyların 1, 2, 3 vb. sayılara bölünmesi).
- Sandalyeleri en yüksek bölüme sahip partiye, ardından sonrakine ve bu şekilde seçim çevresindeki tüm sandalyeler dağıtılana kadar tahsis edin.
Hem Venedik Komisyonu hem de Freedom House; ülke barajı, seçim çevresi düzeyinde sandalye dağıtımı ve D’Hondt gibi bir formülün birleşiminin temsili doğası gereği nasıl çarpıttığını, partilerin ülke genelindeki oy paylarını göreceli çevre güçlerine kıyasla daha az belirleyici hale getirdiğini vurgulamıştır. Bu kuralları ve hesaplamaları anlamak bir tür sandık okuryazarlığıdır ve nihai sandalye sayılarını okuyabilmek kadar bilgili bir seçmen için hayati önem taşır.