Hukuk · Siyaset · DevletArşiv belgeleri
KÜRSÜBağımsız yayın

Mahkemeler, meclis ve kamu yönetimi: kurumların nasıl işlediğini anlatan bağımsız yayın.

Siyaset ve meclis

Türkiye'de Anayasa Referandumları Nasıl İşler

Türkiye Anayasası, anayasa referandumları için net kurallar koyar: En az üçte bir milletvekili tarafından teklif edilen değişiklikler iki kez görüşülmeli, üye tamsayısının beşte üçlük nitelikli çoğunluğuyla kabul edilmeli ve Cumhurbaşkanı geri göndermediği sürece, beşte üç ile üçte ikiden az bir oyla kabul edilirse referanduma gitmek zorundadır; buna karşın üçte iki çoğunlukla desteklenen değişiklikler ya referandum olmaksızın yürürlüğe girebilir ya da Cumhurbaşkanının takdiriyle referanduma sunulabilir.

KÜRSÜ Yayın KuruluSiyaset ve meclis
Türkiye'de Anayasa Referandumları Nasıl İşler
Fotoğraf: OSCE Parliamentary Assembly · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Türkiye, 1961'den bu yana hem askeri rejimler altında hazırlanan yeni anayasaları kabul etmek hem de sivil hükümetlerin teklif ettiği anayasa değişikliklerini hayata geçirmek amacıyla, ülke çapındaki yedi oylamada bu anayasa referandumu mekanizmasını kullandı. 16 Nisan 2017'deki son ülke çapındaki anayasa referandumu, siyasi sistemi kökten yenileyerek başkanlık sistemine dönüştüren 18 maddelik bir değişiklik paketini onayladı.

  1. Madde; kimlerin teklifte bulunabileceğini, meclis sürecini ve referandumların nasıl tetiklendiğini ayrıntılarıyla belirterek Türkiye'deki anayasa değişikliği yolunu çizer. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) milletvekillerinin en az üçte biri değişiklik teklifinde bulunabilir. Her bir değişiklik Meclis Genel Kurulu'nda iki kez görüşülmelidir ve oylama sırasında Anayasa, kabullerin gizli oyla ve tüm TBMM üyelerinin beşte üçü tarafından desteklenmesini şart koşar.

Zaten yüksek bir çıta olan bu nitelikli çoğunluk şartı, daha da ileri bir ağırlık içerir: Değişiklik beşte üç ile üçte ikiden az bir oyla kabul edilir ve Cumhurbaşkanı bunu meclise geri göndermezse, değişikliğin halkoyuna sunulması yasal bir zorunluluktur. Bu aşamada yürürlüğe girmesi, kullanılan geçerli oyların yarısından fazlasının olumlu oyunu gerektirir.

Buna karşılık, Meclis Cumhurbaşkanının geri göndermesinden sonra değişikliği aynen kabul ederse ya da bir değişiklik mecliste üçte iki çoğunlukla geçerse, Cumhurbaşkanı takdir yetkisine sahip olur: Cumhurbaşkanı değişikliğin referandum olmaksızın yürürlüğe girmesine izin verebilir veya değişikliği isteğe bağlı olarak referanduma sunabilir. Bu nitelikli çoğunluk seviyesinde, bir halkoylamasının tetiklenmesinde son söz Cumhurbaşkanına bırakılmıştır.

Clausewitzci üçlemenin devrede olduğu bu düzende, referandum kararlarının teamülen halkın elinde olduğu varsayılsa bile, anayasa referandumu mekanizmalarını Anayasa Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanı ellerinde tutar. Gerçekte 175. Madde, halk girişiminin doğrudan anayasa referandumlarını tetikleyemediği, büyük ölçüde kapalı bir sistemdir: Yurttaşlar, kuşkusuz hayati fakat yine de sınırlı olan bir sürecin danışmanları konumundadır ki Türkiye'nin 1961'den bu yana yapılan yedi anayasa referandumunda bu sürece karşı güçlü bir şüphecilik sergilemişlerdir.

Dolayısıyla TBMM ve Cumhurbaşkanı temel anayasal aktörler olsa da yurttaşlar, bir referandumdan çıkmak için gereken nitelikli çoğunluk desteğinin kolay kolay esnemediğini göstermiştir; nitekim bu durum, fark edileceği üzere, 2017 referandumunun başa baş sonucunda da görülmüştür. Belki de olumsuz sayılara rağmen halk, sandık aracılığıyla anayasa reformuna karşı hiçbir nitelikli çoğunluğun aşamayacağı bir direnç sergilemektedir. Ya da belki de referandum yoluyla halk egemenliğinin bir derecesi yeniden tesis edilmektedir. Yani anayasa referandumu bir reform aracı olabilir, ancak Türkiye'nin bitkin düşmüş yurttaşlarına yakışır, işleyen bir anayasayı tamamlama arayışında büsbütün bir kenara atılmaması gereken merak uyandırıcı bir mekanizma olmayı sürdürmektedir.