Siyaset ve meclis
Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri: Neleri Düzenleyebilirler ve Anayasa Onları Nerede Durdurur
Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin çoğu zaman yönetimin birçok alanını düzenleyecek kadar geniş kapsamlı olduğu varsayılır. Aslında Anayasa, kararname yetkisini yürütme idaresine ilişkin konularla sınırlandırmakta; hakları, münhasıran kanunla düzenlenen alanları ve kanunla halihazırda düzenlenmiş hususları yasama alanına bırakmaktadır.

Cumhurbaşkanlığının kararname yetkisi, Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasında tanımlanmıştır. Bu yetki dardır: Cumhurbaşkanı yalnızca "yürütme yetkisine ilişkin" konularda kararname çıkarabilir. Kararname yetkisi temel haklara, kişi hakları ve ödevlerine veya siyasi haklar ve ödevlere uzanamaz.
Bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi bu alanlardan birini düzenlerse, yürütme alanından çıktığı anda geçersiz kalır. Anayasa ayrıca ikinci bir sınır daha koyar: Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kararname, kanunda açıkça düzenlenen konularda da çıkarılamaz.
Bu durum, yönetimin büyük kısmını "olağan" yasama faaliyetine bırakır: Kavramsal olarak bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Anayasa Mahkemesi kararnamenin yürütme yetkisinin düzenlenmesinden ibaret olduğunu ve bunun ötesine geçmediğini gördüğü takdirde, bir bakanlığın kendi yetkisini kullanarak düzenleyebileceği şeyleri düzenler. Pratikte bu durum genellikle teşkilat yapıları, istihdam ve yürütme kurumlarının işleyişine dair ayrıntılar anlamına gelir.
Buradaki gerilim, 104. maddenin 17. fıkrasının Cumhurbaşkanına son sözü vermesine karşın açık bir çek sunmamasından kaynaklanır. Bu, yürütme içinde bir hiyerarşidir ve devletin yetki alanları arasında ayrım yapar. Birincisi, bir kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çelişirse kanun üstün gelir. İkincisi, kanun koyucu sonradan aynı konuda düzenleme yaparsa, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.
Anayasa Mahkemesi bu sınırları alenen daraltmıştır. Mahkeme, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin yalnızca yürütmeye ilişkin konularda çıkarılabileceğini belirtmiştir. Mahkeme ayrıca hiçbir Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin kişi haklarını, siyasi hakları veya kanunla açıkça düzenlenen konuları düzenleyemeyeceğini de ifade etmiştir.
İstisna, olağanüstü hal kararnameleridir. Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı yürütme alanının ötesine geçen kararnameler çıkarabilir, ancak OHAL kararnamelerinin yine de Resmî Gazete'de yayımlanması ve aynı gün Meclis'e sunulması gerekir. Pratikte OHAL kararnameleri kanun hükmündedir.
Bu durum geriye demokratik bir denetim mekanizması bırakır: OHAL kararnameleri yasa yapma alanlarını düzenlese dahi yine de yargısal denetime tabidir. OHAL kararnameleri olağan kararnamelerle aynı denetime tabidir; bu da Meclis'in bunları iptal edebileceği ve Anayasa Mahkemesi'nin bunları anayasaya aykırı bulabileceği anlamına gelir. [STATE-OF-EMERGENCY DECREES AND REGULATORY SPHERES: UYGULAMADAN ATIF GEREKMEKTEDİR]
Pratikte önemli olan, bir kararnamenin yürütme yetkisinin sınırında durup durmadığıdır. Devlet çalışanlarının nasıl eğitileceğine, bir bakanlığın hangi formu kullanması gerektiğine veya bir kurumun kaç daireye sahip olabileceğine karar vermek kararname yetkisi dahilindedir. Bir bireyin protesto hakkını, siyasi partilerin rolünü veya bir vatandaşın hangi yaşta emekli olabileceğini düzenlemek ise bu sınırı aşar.
Hukuk, vatandaşlar için en önemli olabilecek kilit bir alanı hariç tutar: haklar. Temel bir hak, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez.
Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı kararname yetkisine ilişkin bu yorumu teyit etmiştir. Mahkeme, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin kişi haklarını, siyasi hakları ve temel hakları düzenleyemeyeceğini alenen kayda geçirmiştir.
Bu sınır, ulusal hukukun geri kalanı açısından önem taşır. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, demokratik yasama süreciyle aynı olmayan bir yetki kaynağından doğar. Olağan idari işlevlerin sınırları içinde kalmalıdırlar, aksi takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hükümsüz kılınırlar.
[DECREES ISSUED TO DATE: BURAYA RAKAMLAR GEREKMEKTEDİR]
Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, yürütme yetkisine ilişkin konulara özgülenmiş bir hukuk sisteminin parçasıdır. Bir kararname bir konuyu tamamen "yürütmeye ilişkin" olarak tanımlarsa geçerlilik kazanabilir — ancak yalnızca Anayasa Mahkemesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi daha sonra o konuyu yürütme alanının dışındaymış gibi yeniden sınıflandırana kadar.