Arşiv belgesi
Oku
Arşiv belgesi. Bu sayfa, bu alan adında daha önce yayımlanmış bir belgeyi tarihsel kaynak olarak olduğu gibi saklar. Metin KÜRSÜ tarafından yazılmamıştır: 2016 yılında kapatılan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) adlı derneğin açıklama, rapor ve benzeri belgelerinden oluşur. KÜRSÜ’nün bu dernekle bağlantısı yoktur.
(Hürriyet Gazetesi-08.3.2008-Oya Armutçu)- Diyanet İ?leri Ba?kanı Bardako?lu?nun, ?Zorunlu din dersi hukuka aykırıdır? kararı veren Danı?tay?a yönelik "Bize niye sormadılar" sözleri, yargı çevrelerinde büyük tepki çekti. Bu çıkı?ı, ?Dinin devlet i?lerine ve hukukla düzenlenen alana müdahalesi? olarak yorumlayan hukukçular, "Bu asla kabul edilemez" görü?ünde birle?ti.
BA?BAKAN Tayyip Erdo?an?ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nin türban kararı sonrası, "Onlar ne anlar, ulemaya sorsunlar" ?eklindeki çıkı?ı hafızalarda yerini korurken, Diyanet İ?leri Ba?kanı (DİB) Prof. Dr. Ali Bardako?lu?nun, Danı?tay?ın "zorunlu din dersi hukuka aykırı" kararıyla ilgili, "Bize niye sormadılar?" sözleri tartı?ılıyor. Yargı çevreleri, yargı alanında dinin referans olamayaca?ını savunarak, olayı "İkinci ulema vakası" olarak nitelediler.
NEREDEN BİLİYOR, BU İKİNCİ ULEMA VAKASI
İdare hukuku profesörlerinden ?lkü Azrak, "Diyanet İ?leri Ba?kanı?nın hukuktan hiç haberi yok. ?ıkıp, Danı?tay kararının, ?yanlı?? olan AİHM kararına dayandı?ını söylüyor. Yanlı? oldu?unu nereden biliyor? Danı?tay?ın yaptı?ı, insan hakları ile ilgili bu konuda AİHM?nin kararına dayanarak, bu kararı vermek oldu. Bunu yapmaya da mecbur. Diyanet İ?leri Ba?kanı açıp 90. maddeyi okusun. (Anayasa?nın 90. maddesine göre, İnsan hakları sözkonusu oldu?u zaman, İnsan Hakları Sözle?mesi?ne dayanılarak verilen AİHM kararları, bizim kanunlarımızın önünde gelir.) Bu ikinci ulema vakasıdır" dedi.
LAİK ?LKEDE FETVA DAİRESİ DE OLMAZ
Azrak de?erlendirmesini ?öyle sürdürdü: "Bütün yargı organları ihtiyaç duydukları alanlarda, bilirki?ilerden görü? alırlar. Ama burada o kadar açık bir durum var ki, Diyanet?in görü?üne ba?vurmaları gerekmiyor. O kitaplar önlerinde zaten. Diyanet İ?leri Ba?kanı, burada haddini a?ıyor. Fetva Dairesi var, ?eyhülislamlar gibi fetva veriyorlar. Laik ülkede Fetva Dairesi olmaz. Din adamları devlet memuru olmaz. Ama maalesef din görevlileri sınıfı da buna girdi."
İNSAFSIZCA, ?NYARGILI VE TAMAMEN HUKUK DI?I
YARSAV Ba?kanı ?mer Faruk Emina?ao?lu ise Hürriyet?e, ?unları söyledi: "Bardako?lu?nun bu ?ekilde konu?ması çok insafsızca, önyargılı ve hukuk dı?ı. Kararlarına ulusal ve uluslararası hukuksal metinleri referans alan ve tek dayana?ı hukuk olan yargı organlarına, hukuksal gerçekleri de?il, dinsel kurallar ile bu alandaki ki?i ve kurumlardan görü? alınmadı?ı yolunda ?geçmi?teki ulemaya danı?ılmadı?ı benzeri? ele?tiri yöneltilmesi, dinin devlet i?lerine ve hukuk kurallarıyla düzenlenen alana müdahalesi niteli?indedir. Bu durum laik bir hukuk düzeninde asla kabul edilemez."
FETVA ANCAK İSLAM HUKUKUNDA ALINIR
Ankara ?niversitesi ??retim ?yesi Ankara Barosu eski Ba?kanı Semih Güner de Bardako?lu?nun açıklamasına anlam vermedi?ini belirterek, ?öyle dedi: "Laik bir ülkede zorunlu din dersi olması mümkün de?il. Yargının dinle ilgili bir konuda bile Diyanet?ten görü? sorması ?fetva almak? anlamına gelir. Ba?ımsız yargının fetva alması gibi tutarsız bir davranı?ı yargıdan beklemek ve yönlendirmek olsa ola İslam hukuku ile yönetilen bir devlette olabilir."
CHP: BU DEMECE BİZ DE ?A?IRDIK
CHP Grup Ba?kanvekili Kemal Kılıçdaro?lu da, Bardako?lu?nun açıklamasıyla ilgili, ?unları söyledi: "Diyanet İ?leri Ba?kanı, aslında saygı duydu?umuz bilim insanıdır. Kamuoyuna bugüne kadar yansıyan görü?leriyle de oldukça tutarlı bir bürokratik kimlik sergiliyordu. Ama gazetelere yansıyan demeci bizi de ?a?ırttı. Herhalde Sayın Bardako?lu, o sabah yata?ından farklı bir ?ekilde kalkmı?" dedi.
Erdo?an ne demi?ti?
BA?BAKAN Tayyip Erdo?an, 15 Kasım 2005?de Danimarka Avrupa Harekátı?nın düzenledi?i "Medeniyetlerarası ittifak: Türkiye?nin rolü" konulu toplantı sonrasında, AİHM?in üniversitede türban yasa?ını onayan kararına yönelik olarak, ?öyle demi?ti: "Türban konusunda mahkemenin söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı? Varsa saygı duymak zorundasınız."
Danı?tay ve AİHM kararı neydi?
DANI?TAY 8. Dairesi, gerekçeli kararında ?öyle demi?ti: "İlk ve ortaö?retimde verilen ö?retimin adının din kültürü ve ahlak bilgisi olmasına ra?men, içerik olarak din kültürü ve ahlak bilgisi ö?retimi kabul edilemeyece?i açık oldu?undan ve din e?itiminin de ancak ki?ilerin kendi iste?ine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine ba?lı olması kar?ısında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bu içeri?i ile zorunlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." AİHM, Türkiye?deki zorunlu din dersleri uygulamasını, Avrupa İnsan Hakları Sözle?mesi?nin Ek 1. Protokolü?nün e?itim hakkını düzenleyen 2. maddesine aykırı bulmu?tu. Danı?tay bu karara dayandı.
BA?BAKAN Tayyip Erdo?an?ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nin türban kararı sonrası, "Onlar ne anlar, ulemaya sorsunlar" ?eklindeki çıkı?ı hafızalarda yerini korurken, Diyanet İ?leri Ba?kanı (DİB) Prof. Dr. Ali Bardako?lu?nun, Danı?tay?ın "zorunlu din dersi hukuka aykırı" kararıyla ilgili, "Bize niye sormadılar?" sözleri tartı?ılıyor. Yargı çevreleri, yargı alanında dinin referans olamayaca?ını savunarak, olayı "İkinci ulema vakası" olarak nitelediler.
NEREDEN BİLİYOR, BU İKİNCİ ULEMA VAKASI
İdare hukuku profesörlerinden ?lkü Azrak, "Diyanet İ?leri Ba?kanı?nın hukuktan hiç haberi yok. ?ıkıp, Danı?tay kararının, ?yanlı?? olan AİHM kararına dayandı?ını söylüyor. Yanlı? oldu?unu nereden biliyor? Danı?tay?ın yaptı?ı, insan hakları ile ilgili bu konuda AİHM?nin kararına dayanarak, bu kararı vermek oldu. Bunu yapmaya da mecbur. Diyanet İ?leri Ba?kanı açıp 90. maddeyi okusun. (Anayasa?nın 90. maddesine göre, İnsan hakları sözkonusu oldu?u zaman, İnsan Hakları Sözle?mesi?ne dayanılarak verilen AİHM kararları, bizim kanunlarımızın önünde gelir.) Bu ikinci ulema vakasıdır" dedi.
LAİK ?LKEDE FETVA DAİRESİ DE OLMAZ
Azrak de?erlendirmesini ?öyle sürdürdü: "Bütün yargı organları ihtiyaç duydukları alanlarda, bilirki?ilerden görü? alırlar. Ama burada o kadar açık bir durum var ki, Diyanet?in görü?üne ba?vurmaları gerekmiyor. O kitaplar önlerinde zaten. Diyanet İ?leri Ba?kanı, burada haddini a?ıyor. Fetva Dairesi var, ?eyhülislamlar gibi fetva veriyorlar. Laik ülkede Fetva Dairesi olmaz. Din adamları devlet memuru olmaz. Ama maalesef din görevlileri sınıfı da buna girdi."
İNSAFSIZCA, ?NYARGILI VE TAMAMEN HUKUK DI?I
YARSAV Ba?kanı ?mer Faruk Emina?ao?lu ise Hürriyet?e, ?unları söyledi: "Bardako?lu?nun bu ?ekilde konu?ması çok insafsızca, önyargılı ve hukuk dı?ı. Kararlarına ulusal ve uluslararası hukuksal metinleri referans alan ve tek dayana?ı hukuk olan yargı organlarına, hukuksal gerçekleri de?il, dinsel kurallar ile bu alandaki ki?i ve kurumlardan görü? alınmadı?ı yolunda ?geçmi?teki ulemaya danı?ılmadı?ı benzeri? ele?tiri yöneltilmesi, dinin devlet i?lerine ve hukuk kurallarıyla düzenlenen alana müdahalesi niteli?indedir. Bu durum laik bir hukuk düzeninde asla kabul edilemez."
FETVA ANCAK İSLAM HUKUKUNDA ALINIR
Ankara ?niversitesi ??retim ?yesi Ankara Barosu eski Ba?kanı Semih Güner de Bardako?lu?nun açıklamasına anlam vermedi?ini belirterek, ?öyle dedi: "Laik bir ülkede zorunlu din dersi olması mümkün de?il. Yargının dinle ilgili bir konuda bile Diyanet?ten görü? sorması ?fetva almak? anlamına gelir. Ba?ımsız yargının fetva alması gibi tutarsız bir davranı?ı yargıdan beklemek ve yönlendirmek olsa ola İslam hukuku ile yönetilen bir devlette olabilir."
CHP: BU DEMECE BİZ DE ?A?IRDIK
CHP Grup Ba?kanvekili Kemal Kılıçdaro?lu da, Bardako?lu?nun açıklamasıyla ilgili, ?unları söyledi: "Diyanet İ?leri Ba?kanı, aslında saygı duydu?umuz bilim insanıdır. Kamuoyuna bugüne kadar yansıyan görü?leriyle de oldukça tutarlı bir bürokratik kimlik sergiliyordu. Ama gazetelere yansıyan demeci bizi de ?a?ırttı. Herhalde Sayın Bardako?lu, o sabah yata?ından farklı bir ?ekilde kalkmı?" dedi.
Erdo?an ne demi?ti?
BA?BAKAN Tayyip Erdo?an, 15 Kasım 2005?de Danimarka Avrupa Harekátı?nın düzenledi?i "Medeniyetlerarası ittifak: Türkiye?nin rolü" konulu toplantı sonrasında, AİHM?in üniversitede türban yasa?ını onayan kararına yönelik olarak, ?öyle demi?ti: "Türban konusunda mahkemenin söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı? Varsa saygı duymak zorundasınız."
Danı?tay ve AİHM kararı neydi?
DANI?TAY 8. Dairesi, gerekçeli kararında ?öyle demi?ti: "İlk ve ortaö?retimde verilen ö?retimin adının din kültürü ve ahlak bilgisi olmasına ra?men, içerik olarak din kültürü ve ahlak bilgisi ö?retimi kabul edilemeyece?i açık oldu?undan ve din e?itiminin de ancak ki?ilerin kendi iste?ine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine ba?lı olması kar?ısında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bu içeri?i ile zorunlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." AİHM, Türkiye?deki zorunlu din dersleri uygulamasını, Avrupa İnsan Hakları Sözle?mesi?nin Ek 1. Protokolü?nün e?itim hakkını düzenleyen 2. maddesine aykırı bulmu?tu. Danı?tay bu karara dayandı.
Bu belge KÜRSÜ arşivinde saklanıyor. Yayının güncel bölümleri: Hukuk, Siyaset, Devlet. Tüm arşiv: arşiv dizini.