Hukuk ve yargı
Türkiye'de Zorunlu Arabuluculuk: İş ve Ticari Uyuşmazlıklarda Mahkemeden Önceki Adım
Türkiye'de, kapsam dahilindeki iş ve ticari davalar doğrudan mahkemeye taşınamaz. Dava süreci zorunlu arabuluculukla başlar ve bu makale, o ilk durağın ne işe yaradığını ve ne kadara mal olduğunu açıklıyor. Türkiye'de 2017 ve 2018'deki kanunlarla getirilen zorunlu arabuluculuk, birçok iş ve ticaret talebi için usule ilişkin bir bekçidir. İşçi ve işveren alacakları, tazminat talepleri ve bir para alacağına ilişkin ticari talepler için dava süreci zorunlu arabuluculukla başlar ve o ilk oturumda ne yapacağını bilmek, sonrasında ne olacağı konusunda büyük bir fark yaratabilir.

Davacı hakimden önce neden bir arabulucuyla görüşür
Türkiye'de zorunlu arabuluculuğun iki ana kulvarı vardır: iş ve ticaret. Kanundan veya bireysel ya da toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan işçi ve işveren alacakları ile tazminat talepleri ve işe iade talepleri için arabuluculuğu zorunlu kılan 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile getirilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile eklenen benzer bir kural, artık para alacakları veya tazminata ilişkin ticari talepler için de geçerlidir. Zorunlu arabuluculuk, İş Mahkemeleri Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda açıkça belirtilen meslek kategorilerine ve talep türlerine uygulanır ve doğru kategoriye sahip olmak önemlidir. Örneğin, iş sağlığı ve güvenliği talepleri, emeklilik maaşları ve çalışma süresinden ziyade İş Mahkemesi'nin görev alanına giren talepler iş arabuluculuğu kuralı kapsamında değildir. Belirli sosyal güvenlik taleplerinin İş Mahkemeleri Kanunu'ndaki listeden muaf tutulmasını yansıtan kesin sınır çizgisini belirlemek, çoğu zaman bir avukatın tavsiyesini gerektirir.
Nereye başvurulur ve süreç nasıl başlatılır
Arabuluculuk, davaya ve ilgili tarafların yetki alanlarına bağlı olarak birkaç yerden birinde başlayabilir. Genel olarak, tek davalının bulunduğu bir davada iş başvurusu sahipleri, davalının yerleşim yerindeki veya işyerindeki arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır. Ticari arabuluculuk arayan taraflar ise uyuşmazlıklarına bakacak olan ticaret mahkemesinin yetki alanındaki arabuluculuk bürosuna başvuracaktır. Arabuluculuk bürosunun bulunmadığı yerlerde başvuru Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yapılabilir. Bu önemli bir noktadır: arabuluculuk bürosu olmayan bir ilçede başvuran iş davacıları, işleri Sulh Hukuk Mahkemesi üzerinden yürütebilirler. Bu da arabuluculuğu, altyapının tam olarak oturmadığı yerlerde bile fiili başlangıç noktası haline getirir.
Oturumda neler olur
Arabuluculuk oturumu, tarafların bir anlaşmayı müzakere etme şansı bulduğu yerdir ve formatı oturumu yürüten merci tarafından şekillendirilir. Taraflar toplantıdan önce bilgilendirilir ve süreç bir kez başladığında üç hafta sonra sona erer ya da gerekirse bir hafta uzatılır. Taraflar anlaşırlarsa, arabulucu yazılı bir anlaşma belgesi hazırlar ve imzalar. Bu resmi bir belgedir ve önemlidir: arabulucunun ve arabuluculuğun taraflarının imzası, anlaşmayı doğrudan icra edilebilir kılabilir. Ancak anlaşmanın hukuki ağırlığı nihayetinde hakimin elindedir, bu nedenle davalı ifa etmezse, davacının anlaşmayı icra etmek için mahkemeden icra edilebilirlik şerhi istemek de dahil olmak üzere başka adımlar atması gerekecektir.
Maliyeti nedir ve uzlaşma sağlanamadığında kim öder
Maliyet, arabuluculuktan önce dikkate alınması gereken bir diğer faktördür. Bir uzlaşma yargılama giderlerini azaltabilir, ancak arabuluculuk ücretsiz değildir. Arabuluculuk ücreti, resmi tarife kurallarında belirlenen ve periyodik olarak güncellenebilen Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'nde öngörülen ücretten başlar. Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar maliyeti eşit olarak paylaşır, ancak başka bir masraf paylaşımı düzenlemesinde de anlaşabilirler. Türk hukuku ayrıca başvurmak için iyi bir gerekçe sunar: uyuşmazlık uzlaşmayla sonuçlanmazsa, arabulucunun ilk iki saatlik ücretini devlet öder ve arabuluculuğun iki saatten uzun sürdüğü durumlarda, taraflar aksini kararlaştırmadıkça kalan ücreti kendileri öder. Ancak bu en fazla bir teselli ödülüdür. Taraflar anlaşamazsa, birkaç saat arabuluculuk yapmayı, arabuluculuğun tüm masrafını ödemeyi ve ardından arabuluculukta uzlaşamadıktan sonra aldıkları çağrı kağıdıyla mahkemeye geri dönmeyi kabul etmiş olurlar.
Arabuluculuk uyuşmazlığı sonlandırmazsa okuyucu ne yapabilir
Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanmazsa süreç yazılı bir tutanak üretir ve davacı daha sonra mahkeme sürecini başlatmak için bu son tutanağı asıl dava dilekçesiyle birlikte sunar. Bu, doğrudan mahkemeye başvurmakla aynı yere varmak için uzun bir yol gibi görünebilir, ancak sonuçsuz kalan arabuluculuğun tek tanımı bu değildir. Oturum, anlamlı kanıtlar veya masraf tasarrufları sağlayabilir. Arabuluculuğu denemek ciddi bir meseleyi durdurmada başarılı olmayabilir, ancak bir uzlaşma daha basit veya daha küçük meseleler için işe yarayabilir. Uyuşmazlık giderlerinin dava konusu meblağdan daha fazla zarar verebileceği bir durumda, bu tehlikeyi önceden hesaba katmaya değer.
Sonuç
Zorunlu arabuluculuk, birçok iş ve ticari talebin başlangıcıdır. Bir talepte bulunanlar için en iyi ilk adım, talep türünün kapsama girip girmediğini kontrol etmek ve evraklar için doğru yetkili yeri belirlemektir. Müzakere etmeyi planlayanlar için kritik hususlar oturumun usule ilişkin ayrıntıları, olası bir anlaşmanın icra edilebilirliği ve arabuluculuk ücretidir. Her iki taraf için de bir anlaşmaya varmak en iyi sonuçtur, ancak arabuluculuğun sonucu eldeyken mahkemeye gitmeye hazır olmak da kritik öneme sahiptir. Ne de olsa, uyuşmazlığın başladığı yer orasıdır.